4 Ekim 2012 Perşembe

Modernin İcrası : Yalnız Bir AKM Sergisi




Serginin ilerlemeci bir anlayışla düzenlendiğini görüyoruz. Olaylar, tarihsel sıraya göre dizilmiş olaylar zinciri içerisinde, sanki kendi özel anlamlarını yitirmişler. Sadece nedenler ve sonuçlar silsilesinin bir parçası haline indirgenmişler gibi geldi bana. Önemli süreçlere yapılan vurgu bir şekilde diğerlerinden farklılaşabilirdi.
Dünya genelindeki opera binalarına bir harita üzerinden yer verilmiş. Bunların AKM ile olan ilişkisi zayıf kalmış. AKM ’nin dünya ölçeğinde nerede durduğu daha açık bir şekilde belirtilmeliydi. AKM nin modern bir yapı olduğuna vurgu yapılıyor. Yerel tonlar bu modernliğin içerisinde var mı? Varsa ne şekilde varlar. Bu noktada modern Türk mimarisinin yerel dinamiklerine daha fazla vurgu yapılmalıydı.
Yazılı anlatımın yanında görsel anlatıma daha fazla yer verilebilirdi. Sesli içeriği erişmek için kulaklığı taktığınızda kendinizi bir anlatının ortasında buluyorsunuz. Kaydı başa almaya çalıştığınızda bir türlü başaramıyorsunuz. Kısaca, dijital içeriklere müdahale edemiyorsunuz. Bu , her şeyin dijitalleştiği bir çağda çok kötü bir şey. Dijital içeriklerle interaktif bir iletişim sağlayabilecekken, siz tam tersi bir şey yapıyorsunuz. Bu da etkileşimin değerini düşürüyor. Monitörler için de aynı durum söz konusu. AKM ‘deki performanslardan fotoğraflara yer verilmiş. Sadece fotoğraflarla yetinilmesi, AKM deki atmosferin yansıtılmasında yetersiz kalmış. Bugün birçok sanatsal çalışmada video gösteriminden faydalanılıyor. Burada da video gösteriminden faydalanılabilirdi.
Son olarak maket konusuna değinmek istiyorum. Mekanlara ait küçük karelere yerleştirilmiş resimleri gördüğümde aklıma ilk gelen maketlerinin de orada bulunmasıydı. Bir ara gözlerim AKM‘nin maketini aradı; ama bulamadım. Kendini fark ettiren bir maket çok güzel olurdu diye düşündüm. Dijital içeriklerde binanın planlarına yer verilmişti, yine de üç boyutlu bir anlatım dili herhalde daha etkili olurdu.
Binaya girdiğimde serginin üçüncü katta olduğunu, asansörle çıkabileceğimi söylediler. Bende asansörle üçüncü kata çıktım. Sergiyi gezdikten sonra aşağıya inmek için asansörün yanına kadar geldim. Asansöre binecektim ki birden merdivenleri kullanmak geldi aklıma. Belki farklı bir şeyler görürüm diye düşündüm. Merdivenlerden aşağıya doğru inerken karşıma bir maket çıktı, yakından baktığımda bu yukarıda eksikliğini hissettiğim AKM ‘nin maketiydi. Evet. Tamda istediğim gibi. AKM ‘yi maketten incelemek kesinlikle daha etkileyiciydi. Fakat yanlış olan bir şeyler vardı. Maket olması gerektiği yerde değildi. Sanki maketle birlikte AKM de o salondan dışlanmıştı.
                                                              
                                                                                        Erol Gül
                                                                                     03.10.2012

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder