Serginin ilerlemeci bir anlayışla düzenlendiğini görüyoruz. Olaylar,
tarihsel sıraya göre dizilmiş olaylar zinciri içerisinde, sanki kendi özel
anlamlarını yitirmişler. Sadece nedenler ve sonuçlar silsilesinin bir parçası
haline indirgenmişler gibi geldi bana. Önemli süreçlere yapılan vurgu bir
şekilde diğerlerinden farklılaşabilirdi.
Dünya genelindeki opera binalarına bir harita üzerinden yer
verilmiş. Bunların AKM ile olan ilişkisi zayıf kalmış. AKM ’nin dünya ölçeğinde
nerede durduğu daha açık bir şekilde belirtilmeliydi. AKM nin modern bir yapı
olduğuna vurgu yapılıyor. Yerel tonlar bu modernliğin içerisinde var mı? Varsa
ne şekilde varlar. Bu noktada modern Türk mimarisinin yerel dinamiklerine daha
fazla vurgu yapılmalıydı.
Yazılı anlatımın yanında görsel anlatıma daha fazla yer
verilebilirdi. Sesli içeriği erişmek için kulaklığı taktığınızda kendinizi bir
anlatının ortasında buluyorsunuz. Kaydı başa almaya çalıştığınızda bir türlü
başaramıyorsunuz. Kısaca, dijital içeriklere müdahale edemiyorsunuz. Bu , her
şeyin dijitalleştiği bir çağda çok kötü bir şey. Dijital içeriklerle interaktif
bir iletişim sağlayabilecekken, siz tam tersi bir şey yapıyorsunuz. Bu da
etkileşimin değerini düşürüyor. Monitörler için de aynı durum söz konusu. AKM
‘deki performanslardan fotoğraflara yer verilmiş. Sadece fotoğraflarla yetinilmesi,
AKM deki atmosferin yansıtılmasında yetersiz kalmış. Bugün birçok sanatsal
çalışmada video gösteriminden faydalanılıyor. Burada da video gösteriminden
faydalanılabilirdi.
Son olarak maket konusuna değinmek istiyorum. Mekanlara ait
küçük karelere yerleştirilmiş resimleri gördüğümde aklıma ilk gelen
maketlerinin de orada bulunmasıydı. Bir ara gözlerim AKM‘nin maketini aradı;
ama bulamadım. Kendini fark ettiren bir maket çok güzel olurdu diye düşündüm.
Dijital içeriklerde binanın planlarına yer verilmişti, yine de üç boyutlu bir
anlatım dili herhalde daha etkili olurdu.
Binaya girdiğimde serginin üçüncü katta olduğunu, asansörle
çıkabileceğimi söylediler. Bende asansörle üçüncü kata çıktım. Sergiyi
gezdikten sonra aşağıya inmek için asansörün yanına kadar geldim. Asansöre
binecektim ki birden merdivenleri kullanmak geldi aklıma. Belki farklı bir
şeyler görürüm diye düşündüm. Merdivenlerden aşağıya doğru inerken karşıma bir
maket çıktı, yakından baktığımda bu yukarıda eksikliğini hissettiğim AKM ‘nin
maketiydi. Evet. Tamda istediğim gibi. AKM ‘yi maketten incelemek kesinlikle
daha etkileyiciydi. Fakat yanlış olan bir şeyler vardı. Maket olması gerektiği
yerde değildi. Sanki maketle birlikte AKM de o salondan dışlanmıştı.
Erol
Gül
03.10.2012
Hiç yorum yok:
Yorum Gönder